"Musâ ile otuz gece (bana ibadet etmesi için) sözleştik ve buna on gece daha kattık. Böylece Rabb’inin tayin ettiği vakit, kırk geceye tamamlandı. Mûsâ, kardeşi Hârûn’a dedi: ‚Kavminin içinde benim yerime geç, ıslâh et, bozguncuların yoluna uyma.’ Mûsâ tayin ettiğimiz vakitte bizimle buluşmağa gelip de Rabb’i ona konuşunca: ‘Rab-bim bana (kendini) göster, sana bakayım! Dedi. Rabb’i buyurdu ki: ‘Sen beni göre-mezsin, fakat dağa bak, eğer o yerinde durursa, sen de beni göreceksin!’ Rabb’i dağa görününce onu darmadağan etti. Mûsâ da baygın düştü. Ayılınca: ‘Sen yücesin, sana tevbe ettim, ben inananların ilkiyim! dedi." A’râf, 7/142-143
22 Ağustos 2017 Salı
21 Mart 2017 Salı
21 Ekim 2016 Cuma
23 Eylül 2016 Cuma
3 Ağustos 2016 Çarşamba
Kozmik bir çoklu bahis yani
"İki boyutlu Bahçe Hortumu evren kimin umurunda ki?
Bütün boyutları işin içerisine kattığımızda nereye varıyoruz,
siz onu anlatın."
11 Temmuz 2016 Pazartesi
24 Şubat 2016 Çarşamba
5 Şubat 2016 Cuma
Patoloji Boşluk İlişkisi
O herşey olsa da, doğruyu söylemek gerekirse altın sonsuzluk yoktur çünkü herşey hiçbirşeydir: olaylar, gelişler ve gidişler yoktur: herşey boş olduğu, ve boşluk bu suretler olduğu için, boşluk bir biçimdir. (jk)
Hani derin nefes alıp (sesle) geri bıraktığın anlar var ya, onlar içindeki boşluk duygusunu kusmandan başka bir şey değildir. (ga)
8 Ocak 2016 Cuma
Subjugated Knowledges
Birey,
anlamın yaratıcı kaynağı değildir; anlam,
bireylerin toplumsal pratiklerini tanımlayan
ve mümkün kılan
söylemlerin unsurları arasındaki iç ilişkilerin
bir ürünüdür.
Bu bağlamda kültür,
herkes için geçerli olan
değerler hiyerarşisidir
ve kültür,
seçici ve dışlayıcıdır. (f)
26 Eylül 2015 Cumartesi
183
Ezelden ebedi iki hareket: Philia (dostluk) ve neikos (çatışma)
Varoluşun açıklanması konusunda en eski felsefedeki zıtlaşmaya dayalı eğilimin, kurala bağlanmış müsabakasının esaslı bir rol oynadığı ilkel toplumun zıtlaşmalı yapısına tekabül etmesinin rastlantı sonucu olmadığını bütün belirtiler göstermektedir. Her şeyi zıtlaşmalı bir ikilik içerisinde kavrama ve her şeyi yarışmanın hükmettiğini kabul etme eğilimi ezelden beri vardır. Hesiodos hala selamet getiren iyi Eris ile kötülük getiren Eris'i çatışma halinde görmektedir.
Doğadaki bu çatışma adalet karşısında çatışmadır. Kosmos, Dike ve Tisis kavramları, ait oldukları adli hayattan aktarılarak bir davanın terimleri ile anlaşılabilsin diye dünyanın hareketine uygulanmıştır.
Bu kavramın içerisine yerleştirebileceğimiz aitia ise doğal nedenselliği ifade eder.
Bütün unsurların biraraya geldiği sonsuzluk içerisinde hukukun yeri, şiddete karşı filozofça şiddetin kullanımıdır.
Her kenarında 60 tane dünyanın yer aldığı hukuka ait dünya geride kaldı. Artık elimizde sadece 3 tane var. Bu halka halinde dönen köşeler bize ait olanlar.
1.Emeğin bedeli
1.Emeğin bedeli
2.Zahmet
3.Griphos
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)















